Blog

Bilgi Köşesi

Ekran-Resmi-2019-01-30-20.13.41.png

30 Ocak 2019 Elif KuşkuGenel

HAMİLELİK DÖNEMİ BESLENME ÖNEMLİ NOKTALAR

Hamilelik süreci kadınlar için çok özel ve güzel bir süreç.Bu süreci en iyi sekilde,huzurlu,mutlu ,sağlıklı gecirmeniz bebeğiniz için yapabileceğiniz en güzel şey.

Hamilelikte doğru beslenmeyi sağlayarak bebeğinizin sağlıklı büyümesi ve gelisimine katkı sağlıyorsunuz. Bu yüzden sizin ve bebeğinizin sağlıklı bir hamilelik süreci gecirmesi icin genel birkac beslenme önerisi vermek istiyorum.Ancak unutmalısınız ki beslenme kişiye özeldir,her annenin gereksinimleri farklıdır.Bu gereksinimlerin oluşmasında hamile kalmadan önceki kilonuz,kişisel özellikleriniz,fiziksel aktiviteniz ve eğer varsa metabolik hastalıklarınız büyük rol oynar.

– Vücudunuzda bircok sey değişiyor ve buna bağlı olarak gereksinimleriniz artıyor. Bu nedenle azar azar sık-sık beslenerek artan gereksinimlerimizi gün boyu tüketmeye özen göstermelisiniz.Ara öğün tüketim sayısı kişiye ve gereksinimlerine göre farklılık gösterebilir.

– Hamilelikte fazla kilo kazanımı anne için;gestasyonel diyabet,hipertansiyon, erken doğum, sezaryen ile doğum, doğum sonrası kanama, tromboemboli ,preeklamsi için risk faktörüyken bebek için de;prematüre doğum,makrozomi ve çocukluk çağı obezitesini artırır.Bu yüzden:

-Fazla kilo alımına neden olabilecek şeker ve şekerli gıdalar,cok yağlı ve unlu gıdaların tüketimini sınırlandırılmalısınız.

-Yemeklerinizi kızartma,kavurma şeklinde değil daha çok haşlama,ızgara,fırın veya tencere yemeği olarak tercih etmelisiniz.

– Hamilelik süresince kemik yapısını oluşturan kalsiyumun yeterli miktarda alınması,annenin kemik kütlesini korumasına yardımcı.Kemik kütlesini korumak ileri yaşlarda oluşabilecek osteoporoz riskini de azaltmaktadır.Bu nedenle  günlük olarak  süt, yoğurt, ayran gibi kalsiyum kaynaklarını mutlaka kullanmalısız.

-Hergün en nitelikli protein kaynağı olan yumurtayı tüketmeye çalışmalısınız.( Salmonella riskinden korunmak için yumurtanın tam piştiğine emin olmalısınız)

-Bebeğinizin beyin gelişimi için önemli olan omega3 kaynagı balığı düzenli olarak tüketmeli,diğer omega3 kaynaklarından ceviz,semizotu,keten tohumununa da beslenmenizde yer verebilirsiniz.

– Hamilelik ve emziklilik süresince vitamin-mineral depolarınız bebeğiniz tarafından kullanılacağı için, yeterli olmalı.Bu yüzden hergün vitamin ve mineralden zengin mevsiminde olan taze sebze -meyvelerden tüketmeye özen göstermelisiniz. Özellikle artan folik asit ihtiyacınız için yeşil yapraklı sebzelere öğünlerinizde mutlaka yer vermelisiniz.

– Kan şekeri,kan yağları dengesi için posa alımınız da cok önemli.Bu yüzden bitkisel protein kaynağı olan kurubaklagilleri tüketmeye özen göstermelisiniz.

-Hergün her besin grubundan dengeli olarak tükettiğinize emin olmalısınız.

-Yiyeceklerinizi az tuzlu tüketmeye çalısmalı,masada tuz tüketimini azaltmalısınız.Fazla tuz tüketimi gebelik dönemi hipertansiyona yol açabilir.

-Bulantı ve kusmalar sonucu vücudunuzda sıvı kaybı görülebilir. Günlük su tüketiminizi mutlaka arttırmalısınız (yaklasık 1,5-2,5litre)

-Hem anneye hem de bebeğe olası büyük zararlara yol açabileceği için sigara-alkol kullanmamalısınız.

En basında bahsettiğimiz fazla kilo kazanımı dışında az kilo kazanımı da (<7kg);prematüre doğumlar,konjenital hastalıklar,bebekte bedensel ve zihinsel gerilikler ve toksemi için ciddi risk faktörü oluşturmaktadır.

Bu sebeple fazla veya az kilo kazanımının önüne gecerek, bu süreci daha cok sizin ve bebeğinizin ihtiyaçlarına özel,sağlıklı olarak tamamlayabilmek için diyetisyeninizden yardım alabilirsiniz


Ekran-Resmi-2019-01-24-10.18.47.png

24 Ocak 2019 Elif KuşkuGenel

Dişler; Yemek yememizi, konuşmamızı ve yüzümünüzün daha güzel görünmesini sağlarlar.
Dişlerimiz biz daha bebekken sürmeye başlarlar. Fakat bazıları sürekli ağzımızda kalmazken, bazıları ömrümüzün sonuna kadar bizimle olur. 6 aylık olduğumuzda ilk dişlerimiz sürmeye başlar. Bu ilk süren dişlerimize “SÜT DİŞİ” deriz. Süt dişlerimiz biz 2.5 yaşımıza gelene kadar sürmeye devam ederler. 6 yaşına kadar ağzımızda bu dişlerle yemek yer, ilk kelimelerimizi bu süt dişlerimizle söyleriz. Çocuğun beslenmesi, gelişimi için çok önemlidir ve beslenme ağızda başlar. Ayrıca süt dişlerimiz, 6 yaşınımızdan itibaren sürmeye başlayan ve “DAİMİ DİŞ” dediğimiz dişlerimiz için yer tutarlar. 6 yaşında ilk daimi azı dişimiz Süt Dişlerimizin en arkasından sürer. Bu azı dişlerimiz ile yemekleri öğütürek ufak parçalar haline getiririz.
Daha sonra en öndeki ilk çıkan süt dişlerimiz düşerek yerlerine daimi dişlerimiz sürer. Bu dişlerimize “KESİCİ DİŞ” deriz. Çünkü bu dişlerimiz yediklerimizi kesmemize yararlar.
Yanındaki süt dişlerimizin düşmesiyle birlikte ikinci bir kesici dişimiz daha sürmeye başlar ve bu şekilde Süt dişlerimiz ile Daimi dişlerimiz yer değiştirmeye başlamış olur.
Bu yer değişimi biz 12 yaşına basana kadar devam eder.

Dt. Emre PALABIYIK


Ekran-Resmi-2019-01-24-10.15.44.png

24 Ocak 2019 Elif KuşkuGenel

Öksürük, ailelerin çocuklarında en çok şikâyet ettikleri rahatsızlıklardan biri. Öncelikle öksürme solunum yollarını korumaya yönelik bir tepkidir o sebeple öksürük refleksini durdurmak yerine öksürüğe neden olan durumların ortadan kaldırılması gerekir. Gözümüze yabancı bir cisim geldiğinde nasıl ki göz kapağımızı refleks olarak aniden kapatıyorsak, öksürük de solunum yollarına gelen yabancı cisim, balgam, iltihap ve akıntı gibi tehditlere karşı ani bir tepki olarak gerçekleşiyor. Nezle, burun tıkanıklığı, boğaz enfeksiyonu gibi basit etkenlerden grip, kulak enfeksiyonu, krup, bronşit, zatürre, astım gibi daha ciddi solunum yolları hastalıkları öksürüğe neden olabiliyor. Ayrıca yabancı cisim, alerji, sigara, reflü, kistikfibrozis, kitle, tümör gibi faktörler de öksürüğe yol açıyor.Rahatsızlık tespit edilirken, öksürüğün zamanı, şekli, nasıl başladığı, hangi şikayetlerin eşlik ettiği gibi durumlar mutlaka göz önünde bulundurulmalı.
✔️Ne zaman doktora götürelim?
Çocukların öksürüğü üç günden fazla sürüyorsa, öksürük giderek artıyorsa, ateş, nefes darlığı ve morarma olursa mutlaka bir doktora götürülmesi gerekir.

Öksürük geçmiyor ne olabilir?
Öksürük 2-3 haftayı geçmişse, hırıltı ile birlikte görülüyorsa, hastanın ateşi olmadığı halde devam ediyorsa, tekrarlıyorsa, hapşırık, burun tıkanıklığı ve kaşıntı da varsa, öksürük nedeninin alerjik olma olasılığı çok yüksek. Yine kreşe giden çocuklarda üst üste gelen soğuk algınlığı, öksürüğün haftalarca sürmesine neden olabiliyor.

✔️Evde izleyebilir miyiz? Ne yapılabilir?
Genel durumu ve aktivitesi iyi, ateşi, hırıltılı solunum gibi nefes alma problemi olmayan çocukların evde izlenebilir. Bu gibi durumlarda en iyi öksürük şurubu olan ılık su tercih edilmeli. Bol su ve sıvı alımı boğazını yumuşatarak çocuğunuzu rahatlatır. Eğer burun tıkanıklığı varsa, deniz suyu veya fizyolojik serumlar ile açabilirsiniz. Hava kuruluğunda da öksürük olabileceğinden, alerjik dışı öksürük nedenlerinde ve basit üst solunum yolu enfeksiyonlarında uygun nemi sağlamak için su buharından faydalanabilirsiniz. Rastgele öksürük şurubu ve antibiyotik kullanmak yerine doktor kontrolünde bazı öksürük yumuşatıcı ilaçlar da tercih edilebilir.


Ekran-Resmi-2019-01-15-13.43.33.png

15 Ocak 2019 Elif KuşkuGenel

“Rota (ishal) aşısı yapılmalı mı?”
Doktorumuz Mehmet Kuşku’ya teşekkürler 🙏🏻
Rota virus enfeksiyonları tüm dünyada halk sağlığı açısından önemli sorunlardan biridir. Erken çocukluk döneminde ciddi mide bağırsak sistemi enfeksiyonlarının (gastroenterit) en önemli sebebi rota virüsleridir. 5 yaşına gelmiş hemen hemen her çocuk bu virus enfeksiyonunu geçirmiş durumdadır. Dünyada yaklaşık olarak her yıl 500.000-600.000 çocuk ülkemizin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde bu enfeksiyona bağlı ölmektedir. Yani dünyada her iki dakikada bir çocuk rota virüs enfeksiyonlardan kaybedilmktedir. Her ne kadar gelişmiş ülkelerde enfeksiyonlara bağlı ölümler az olsa da hastalığın getirmiş olduğu ölümcül olmayan sorunlar devam etmektedir.
Bu hastalık 3 ayın altındaki çocuklarda belirgin bir yakınma yapmazken, daha büyük çocuklarda ateş, bulantı, kusma, karın ağrısı, iştahsızlık ve en önemlisi sulu ishal ile gitmektedir.Genelde yaklaşık 3-5 gün içerisinde kendiliğinden geçebilmekte. Ancak yoğun ishal ve kusma sıvı kayıpları (dehidratasyon) yol açarak tehlikeli durumlar oluşturmaktadır.

Hastalık kusmuk ve gaitanın temas ettiği el ve cisimlerle bulaşabilir. Bunun önüne geçmek için ishalli çocuğa temas edenlerin mutlaka ellerini yıkaması gerekmektedir. Tedavide etkili olan herhangi bir ilaç bulunmamaktadır. Antibiyotiklerin tedavide etkisi yoktur hatta mikrobiata üzerindeki etkilerinden dolayı zararı dokunabilmektedir.Önemli olan çocuğun kaybetmiş olduğu sıvıyı yerine koymaktır. Bunun için su veya elektrolit solüsyonları, ayran ve kızılcık suyu kullanılabilir.
Rota virus enfeksiyonlarından kurtulmanın tek yolu aşı ile korunmaktan geçmektedir. Ülkemizde zorunlu uygulanan aşılar içerisinde yer almamakla birlikte rota aşısını mutlaka yaptırmak gerekmektedir. Ülkemizde 2 dozluk ve 3 dozluk 2 tip preparat bulunmaktadır. İki dozluk formu 2.-4. aylarda; 3 dozluk formu ise 2.-4.-6. aylar şeklinde uygulanabilir.Bu aşılarla ilgili unutulmaması gereken en önemli husus aşıların ağızdan(oral) yapıldığı, ilk dozunun 4. aydan önce, son dozunun ise 6. aydan önce yapılmış olmasıdır.
#rotavirus #rotavaccine #ishal #annebebek#aşılar


IMG_0420-1200x1200.png

13 Ocak 2019 Elif KuşkuGenel

Bebeklerin yürüteç ile imtihanı

Yürütecin satışı neden yasaklansın?

Ülkemizde her yeni doğan bebeğe altın vermek  ve yürüme çağına gelen her çocuğa da yürüteç almak gelenek haline gelmiştir. Genç anne babalar yürütecin faydalı olmadığının farkında olsalar da büyüklerden hep aynı cümle gelir’’ biz sizleri yürüteç ile büyüttük bir şey olmadı, ona da olmaz’’. Türkiye’de her  üç aileden ikisi yürüteç kullanmakta. Sadece ülkemizde değil dünyanın birçok ülkesinde yürüteç yoğun olarak kullanılmaktadır.Peki neden bu kadar sık kullanılıyor?

1-Yürüteç uzun yıllardan beri kullanılıyor. Güvenli olduğuna inanılıyor ve gelişen sıkıntılar ona bağlanmıyor.

2-Bebeğin yürümesini başlatacağına ve hızlandıracağına inanılıyor.

3-Hızla gelişen yürüteç endüstrisi albenisi fazla olan aletler üretmekte. Renkli ve farklı oyuncakları da üzerinde barındıran yürüteçler bebeklerin ilgisini çekmekte ve mutlu etmektedir. Bu mutluluk anne babalara da yansımaktadır.

4-Yürütece konulan bebeğin hareket imkanı artmakta. Birçok farklı mekana ulaşan bebeğin ilgisi o alanlara yöneldiğinden huzursuzluğu geçmekte. Anne babalar kucaklarından inmiş ve ağlamayan bebeklere sahip olduklarında kendilerine zaman ayırırlar. Bu anne babaların yürüteç kullanmasındaki en büyük nedendir.

Bu bilinenler gerçekten doğrumundur? Yürüteç kullanmaya devam edelim mi? Büyüklerin söylediklerini doğru mu kabul edelim?

Doğrusu kainatın en değerli varlığı bebeklerimizin sağlığı için gerçekleri bilimsel verilerin ışığında öğrenip onları uygulamaktır. Uzun zamandan beri kullanılıyor olması ve bireysel olarak bir zararın görülmemesi o  aletin zararsız olduğu anlamına gelmez. Yürütece konulan bebeğin/çocuğun tehlikeli nesnelere ulaşıp kendine zarar verme, ve merdivenlerden düşme en büyük risklerdir. Yapılan bilimsel çalışmalar yürüteci ilk iki yaşta görülen en sık yaralanma nedenleri arasında göstermektedir. Bu yaralanmalar nadir de olsa beyin kanaması ve ölümle sonuçlanabilmektedir.

Bebeklerin kas iskelet sisteminin gelişimi belirli bir sıraya göre olur. Önce başını dik tutar, daha sonra destekli oturma, desteksiz oturma, emekleme, tay tay durma ve yürüme bunu takip eder. Desteksiz oturamayan bir bebekten yürümesi beklenemez. Gelişimin bir parçası olarak 4-5 aylarda bebekler oturmak yerine ayakta durmak ister. Bu anne babalar tarafından yürümenin bir başlangıcı olarak değerlendirilip yürüteç alınır. Bu aylarda yürütecin kullanılmaya başlanması bebeğin omurga gelişimine zarar verebilir. Henüz bu aylarda bebeklerin sırt ve karın kasları gelişmemiş olduğu için omurga yer çekimine karşı duramaz ve yanlara eğilmeler olur. Zamanla bebeklerde omurga sorunları yaşanmasına neden olur. Bu nedenle bebeklerin sürünme, yuvarlanma, emekleme ve ayağa kalkma ile kaslarını geliştirip ondan sonra yürümesi beklenmelidir. Yapılan çalışmalar yürütecin bebeklerin erken yürümesini sağlamadığı hatta 2-3 ay geciktirdiğini göstermiştir. Amerikan Pediatri Akademisi  yürüteçlerin daha çabuk yürümesini sağlamadığını, aksine bebeklerin motor ve mental  gelişimini geciktirdiğini bildirmiştir. Amerika Birleşik Devletlerinin bazı eyaletlerinde ve Avrupa ülkelerinde yürütecin satışı yasaklanmıştır.

Son olarak nedeni ne olursa olsun yürüteç almayalım. Eğer büyükler hediye getirmiş ise kırmadan nereden aldığını sorup onu başka bir eşya ile değiştirelim.

Dr. Mehmet KUŞKU


IMG_0267-1200x1200.png

13 Ocak 2019 Elif KuşkuGenel

Özellikle yeni doğan erkek bebeklerdeki görülen bazı hastalıklarda erken tanı ve doğru tedavi ile zamanında müdahale çok önemlidir. Bu sayede doğuştan görülen bazı hastalıkların tanısı zamanında konularak tedavi edilebiliyor. Özellikle yeni doğan erkek bebeklerde görülen inmemiş testis, Hypospadias, fizmozis ve hidrosel gibi hastalıklara dikkat çeken Çocuk Cerrahisi Uzmanımız Dr. Abdullah Özel’e teşekkürler:

✔️İnmemiş Testis: Toplumda %1 oranında görülen inmemiş testis tanısının fiziksel muayene sonucunda koyulabilir. İnmemiş testiste, hastaların bir kısmında ilerleyen aylarda testis normal yerine kendiliğinden inebilirken, bir kısmında bu mümkün olmuyor ve cerrahi tedavi gerekiyor. Burada hastanın takip edilmesi ya da ameliyat kararını yalnızca uzman hekim vermelidir. Böylelikle erken tanı ve uygun tedavi ile kısırlık başta olmak üzere ileride karşılaşılması muhtemel birçok istenmeyen sonucun önüne geçilebiliyor.

✔️Hidrosel: Testislerin etrafında sıvı birikmesiyle oluşan hidroselde ise, su fıtığı olarak da biliniyor. Bebeklerde çok sık karşılaşılan hastalıkta ağrı ya da huzursuzluk gibi şikayetleri olmuyor. Hidrosel çoğunlukla kendiliğinden düzeliyor, nadiren ameliyat gerekiyor. Ancak hidrosel 2 yaşından sonra ortaya çıkmış ise ameliyat şart oluyor.

✔️Fizmozis: Erkek bebeklerde sünnet derisinin idrar yapımını engelleyecek kadar dar olması, ağlayarak ve kesik kesik idrar yapmalarına sebep oluyor. Fimozis adıyla bilinen hastalığın en uygun ve kesin tedavisi ise sünnet. Bunun dışında dar olan sünnet derisini masajla açma yöntemi çok ağrılı bir işlem olması ve sorunu kesin olarak ortadan kaldırmaması sebebiyle bazı istisnai durumlar dışında önerilmiyor.

✔️Hypospadias: Halk arasında peygamber sünneti olarak bilinen hipospadiasın zamanında fark edilmesi önem teşkil ediyor. Bu bebekler sünnet edilmesi kesinlikle önerilmiyor. Çünkü sünnet derisi, daha sonra geçireceği operasyonda kullanılıyor. Ayrıca peniste eğrilik, kamburluk, şekil bozukluğu, gömüklük gibi durumların olup olmadığının da çocuk cerrahisi uzmanı tarafından ilk muayenede değerlendirilmesi gerekiyor.


miniklere_beslenme_onerileri.png

Çocuğum için en sağlıklı kahvaltı nasıl olmalı? Diyetisyenimiz Elif Yücel anlatıyor:
Sabah çok erken kalktıkları için çocuklarımızın kahvaltı etmek istemediklerini biliyoruz.Ama çocuklarımız icin en önemli öğün olan kahvaltıyı kesinlikle atlamamalıyız,ve onun kahvaltısının doğru besin gruplarından olustuguna emin olmalıyız.
Yapılan bir çalısmada kahvaltı öğünü atlayan çocukların ilerleyen saatlerde daha fazla acıktıkları ve bizim sağlıksız olarak nitelendirdiğimiz paketli,yağlı ve rafine seker içeriği yüksek gıdalara eğilimlerinin arttıgı gözlemlenmistir.
Doğrulugu kanıtlanmıs olan baska bir çalısmada kahvaltı yapmayan çocukların bilişsel fonksiyonlarının azaldığı,konsantrasyon ve derslerine odaklanmada sorun yasadıkları ortaya cıkmıstır.
Kahvaltı yapmasını sağlamak sabahları bir seyler yemesini sağlamak değil onun icin uygun besin ögelerini yeterli ve doğru miktarlarda tüketmesine özen göstermek demektir.Peki o zaman çocuklarımızın kahvaltısında neler olmalıdır?
•Anne sütünden sonra en nitelikli protein kaynağı olan👉🏻 Yumurta
•Günlük protein ihtiyacını karsılamada yardımcı👉🏻 Peynir
•Vitamin,mineral ve posa ihtiyacı icin 👉🏻mevsimine göre sebzeler(domates,salatalık,yeşillik,havuç vb.)
•Doygunluğu sağlamak ve yüksek lif içeriği nedeniyle sağlıklı karbonhidrat olan👉🏻 tam buğday unundan ekmek
•Sağlıklı yağ içerikleri sayesinde beyin gelisimleri icin de önemli olan 👉🏻 Zeytin veya Ceviz
•Kemik gelisimi ve büyümesinde etkili kalsiyum kaynağı👉🏻 Süt
(Sabah kahvaltıda içmek istemiyorsa gün icinde en az 1 bardak süt içtiğine emin olun)
Vaktiniz varsa resimdeki gibi tabaklar hazırlayarak bu sağlıklı öğünü onun için daha eğlenceli hale getirerek kahvaltı etmesini sağlayabilirsiniz.


sut_veren_anne_beslenme.png

Süt veren kadın, hem kendi vücudundaki besin öğeleri depolarını dengede tutmak, hem de salgıladığı sütün karşılığı olan enerji, protein, mineral ve vitaminleri almak için yeterli ve dengeli beslenmelidir. Aksi taktirde annenin kendi vücut depolarından harcanmaktadır. Bu da sağlığının bozulmasına ve yetersiz süt salgılanmasına neden olmaktadır. Bunu önlemek için de emzikli anne genel olarak aşağıdaki önerilere dikkat etmelidir:

  • Günlük 2-3 su bardağı (400-600ml) süt veya yoğurt, 2 kibrit kutusu kadar (60gr.) peynir tüketilmelidir. Özellikle annenin ve bebeğin kalsiyum ihtiyacını karşılamak için bu besinlerin tüketimine özen gösterilmelidir.
    3-4 porsiyon (90-120 gr.) et, tavuk veya balık tüketilmelidir. Böylece bu dönemde artan demir ihtiyacı da karşılanmaktadır.
  • Günlük 1 tane yumurta veya 1 porsiyon kurubaklagil tüketilmelidir.
  • Artan vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamak için günlük 5-7 porsiyon taze sebze ve meyve tüketilmelidir.
  • Yeterli düzeyde anne sütü üretimi için günlük 8-9 bardak su ve 3-4 bardak sıvı alınmalıdır.
  • Emziklilik döneminde suyun yanı sıra besin değeri yüksek süt ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Süt ve meyve suyu aynı zamanda diğer besin öğelerinin tüketimini de sağlayacağından, anne sütü verimliliğini de etkileyecektir. Örneğin; süt tüketimi kalsiyum, meyve suyu ise C vitamini sağlayacaktır.
  • Demir emilimini arttırmak için yemeklerle birlikte C vitamininden zengin sebzeler(maydanoz, yeşil biber, domates vb.) meyveler(kivi, portakal, mandalina vb.) ve taze meyve suları tüketilmelidir.

asi_nedir.png

Aşılama hastalığa sebep olan mikropla karşılaşmadan önce vücuda zayıflatılmış veya ölü mikrobu vererek, vücudu o hastalığa karşı hazırlıklı hale getirmeyi amaçlar. Böylece vücudun bağışıklık hücreleri mikrobu tanır ve mikroba karşı koruyucu nitelikte bağışıklık maddeleri (antikorlar) salgılar. Unutulmaması gereken nokta immunolojik hafızanın uzun süreli olmasına rağmen tamamen mükemmel olmadığıdır. Bu sebeple etkin ve güçlü bağışıklık yanıtının elde edilmesi için belli aralarla birden çok aşı yapılması veya bu aşıların belli aralıklarla tekrar edilmesi gerekir. Bu tekrar aşılarına pekiştirme (rapel) aşıları denir.
Aşılar en güvenli tıbbi uygulamalar arasında sayılabilir. Ancak küçük çaplı yan etkiler görülebilir, bunlar arasında aşı yerinde ağrı, kızarıklık, ateş, kırgınlık, halsizlik sayılabilir. Aşıya gitmeden önce ateş düşürücü verilmesine gerek yoktur, öncesinde verilen ateş düşürücülerin aşıların etkisini azalttığı bulunmuştur, aşıdan sonra gerek olursa doktora danışılarak verilebilir. Aşılamanın çocuk ve halk sağlığı alanındaki önemi dikkate alındığında, her anne ve babanın çocuklarının aşıları konusunda son derece duyarlı ve titiz olması gerekmektedir. Ebeveynlere; maalesef son zamanlarda internet ortamında yer alan aşıların gereksiz olduğuna dair hiçbir bilimsel desteği olmayan yazılara inanmamaları ve en doğru bilgiyi hekimlerinden almaları önerilir.


bingildak.png

Yenidoğan bebeklerin fiziksel özellikleri, hastalıkları ve tedavileri diğer çocukluk çağı dönemlerinden çok farklı. Bu bebeklerin diğer yaş gruplarına göre başları büyük, boyunları ise kısa oluyor. Henüz kafa kemiklerinin birleşmediği yerlerde ‘’bıngıldak” denilen yumuşak alanlar yer alıyor. Bu bölümler doğum esnasında kanaldan geçerken baş çapının küçülmesine ve doğumun kolaylaşmasına olanak sağlıyor. Başın arka kısmındaki bıngıldağın kapanması üçüncü dördüncü ayda ön kısmındaki bıngıldağın kapanması ise 9-18. Aylarda gerçekleşiyor. Bıngıldağın erken ya da geç kapanması birtakım hastalıkların ve sendromların bir parçası olarak karşımıza çıkabileceğini bilmemiz gerekir.


Bilgi Köşesi

Designed by Arda. 2018. Copyright by BoldThemes 2018. All rights reserved.